17 Ağustos 2010 Salı

Ender Saraç’tan Sağlıklı Zayıflama Konusunda 7 Altın Öneri

1 Ara öğünler dahil günde 7 öğün (3 ana, 4 ara) yiyin.

2 Günde 7 büyük fincan yazın normal ısıda, kışın sıcak su için.

3 Günde toplam 7777 adım atın.

4 Akşam 7′den sonra geç ve ağır yemeyin.

5 Haftada bir kez olmak üzere 7 hafta üst üste düzenli olarak

tartılın.

6
7 besini artırın:

*
Mevsimin az şekerli sebze ve meyveleri
*
Yeşil salata
*
Doğal müsli ve yulaf ezmesi
*
Yağsız süt ürünleri
*
Uygun pişmiş derisiz beyaz et
*
Bakliyatlar
*
Tam tahıl ürünleri

7 besini azaltın
*
Beyaz un ve şeker
*
Kızartma
*
Ağır yağlı şarküteri ürünleri
*
Kaymak ve deriler (balık, tavuk)
*
Yağlı katkılar ve soslar
*
Şekerli veya şeker eklenmiş içecekler
*
Fazla oranda tuz

7
Doğal 7 maddeden yararlanabilirsiniz

*
Tere tohumu
*
Funda yaprağı
*
Coenzyme Q10
*
L-Carnitine
*
Yeşil Çay
*
Krom GTF
*
Zencefil

Formula 7 bağımlılık yapar mı?

Anti-Depresan ilaçlarla birlikte Formula 7 kullanabilir mi?
Herhangi bir yan etki bildirilmemesine karşın doktorunuza danışarak kullanmanızı tavsiye ederiz.

Formula 7 alkol ile birlikte kullanabilir mi?
Formula 7‘nin alkol ile birlikte kullanılmasını önermemekteyiz.

Formula 7 bağımlılık yapar mı?
Formula 7 içerisindeki maddeler bağımlılık yapmamaktadır

Formula 7 alerji yapabilir mi?

Formula 7 alerji yapabilir mi?
Formula 7 içerisinde yer alan maddelerden herhangi birine karşı alerjiniz var ise reaksiyon görülebilir. Bu gibi durumlarda ürünü kullanmayı bırakınız.

Tiroit hastasıyım, dışarıdan tiroit hormonu alıyorum, kullanabilir miyim?
Herhangi bir yan etki bildirilmemesine karşın doktorunuza danışarak kullanmanızı tavsiye ederiz.

Doğum kontrol hapları ile kullanabilir miyim?
Herhangi bir yan etki bildirilmemesine karşın doktorunuza danışarak kullanmanızı tavsiye ederiz.

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Çocuklarda Yeme ve Kilo Problemleri (Soru-Cevap)

Çocuklardaki yeme ve kilo problemleri soru cevap şeklinde ele alınmış bir yazıda okuyun:

7 yaşındaki oğlum çok iştahlı. Eşim de ben de çalışıyoruz. Herhangi bir sağlık problemi yok. Sonra doktorlardan biri nedenini psikolojik olabileceğini, bir psikoloğa götürmemiz gerektiğini söyledi. Sizce bir psikoloğa gitmeli miyim? Sizin bana önerebilecekleriniz neler? Onu bu iştahlı halinden nasıl uzaklaştırabilirim?<

Fazla iştah çocukta kilo problemine neden oluyorsa ve fiziksel bir nedeni yoksa genellikle psikolojik kaynaklı bir iştahtan söz edilir. Ancak buradaki önemli husus çocuğun iştahlı olma özelliğinin ne zamandan beri var olduğudur. Örneğin; daha yakın bir zamanda daha önce yemediği tarzda iştahla yemeye başladıysa ve bu nedenle ani kilo artışı söz konusu olduysa bu ciddi bir problemin habercisi olabilir. (Ya da tam tersi olarak ani iştah kesilmeleri ve buna bağlı kilo kaybı) Bebeklikten itibaren var olan iştahlılık hali ise genellikle evdeki yemek yeme alışkanlığı ile ilgili olabilir. Anne karnından itibaren beslenmesine çok özen gösterilen, sürekli yemek yemesi konusunda yönlendirilen, yemek yemenin çok önemli sayıldığı ve bu nedenle evde her türlü yiyeceğin bulundurulduğu ailelerde çocuklar yemek konusunda farklı bir hassasiyete sahip oluyorlar. Bu bazen yemeği tamamen reddetme şeklinde olabildiği gibi bazen de fazla yeme şeklinde olabiliyor. Bu durumda ona yememesi veya az yemesi konusunda yapılan uyarıların hiçbir yararı olmayacaktır. Hatta hatırlatıcı olması nedeniyle yeme isteğini arttırabilir. Belki öncelikle bu konu hakkında hiç konuşmamak, ima bile etmemek ve bu konuda onu serbest bırakmak tercih edilmelidir. Bu konuya ilgi çekmeyi bırakırsanız en azından yeme isteğini daha da arttırmış olmazsınız. Ancak burada kolayca anlaşılamayacak olan bazı başka sıkıntılar da olabilir. Bu nedenle de psikolojik bir değerlendirmenin yapılması ve çocuğunuzun genel psikolojik özelliklerinin anlaşılması başka riskleri de ortadan kaldırabilir. Böyle bir yolla çocuğunuzla olan ilişkinizde hangi tutumları izlemeniz gerektiği konusunda size yol gösterilebilir ve başka sıkıntıların anlaşılması kolaylaşabilir.

Çocuklarda Kilo Problemleri


5 yaşındaki kızımın kilo problemi var. Sanki her geçen gün biraz daha kilo alıyor. Onu fazla yemek yememesi için uyarıyorum, hatta bazen sert davranıyorum. Bazen de çok yumuşak davranıyorum, o zaman da ?Tamam, fazla yemeyeceğim? diyerek bana söz veriyor, ama 5 dakika sonra sözünü unutuyor. Ona nasıl davranmalıyım?

Bu yaşlardaki kilo problemlerinde öncelikle tıbbi bir değerlendirmenin yapılması gerekmektedir. Çocuk hekiminizin görüşüne göre bir endokrinoloji uzmanının değerlendirmesi gerekebilir. Bunun dışında evdeki beslenme düzeninin gözden geçirilmesinde fayda var. Çocuğunuz dengeli beslenebiliyor mu? Çünkü bazen sebze-meyve yeme alışkanlığı olmadığı için ve-veya abur cubur tipi yiyecekler fazla tüketildiği için çocuklar sağlıksız bir şekilde kilo alabilirler. Genellikle bu yaşlarda aşırı kilo alan çocukların (eğer farklı bir fizyolojik sorun yoksa) fazla yemekten değil dengesiz yemekten aşırı kilo aldıkları bilinmektedir. Bu durumda öncelikle yemek düzeni oluşturmalı, öğün aralarında yiyebileceği, şeker, çikolata, abur cubur tipi yiyecekleri evde bulundurmamalısınız. Var olan bir yiyeceğe kısıtlama getirmek her zaman daha zor olmaktadır. Bunun yerine bu tarz besin değeri olmayan ve gereksiz kalori içeren yiyecekleri belki evde hiç bulundurmamak, gerektiği zaman kısıtlı miktarda almak çözüm olabilir. Bu yaştaki bir çocuğu yemek yememesi için uyarmanın birçok olumsuz sonucu olabilir. Öncelikle daha fazla yeme isteği uyandırabilir, gizlice yemeye çalışabilir ve yemek yemek utanılacak bir eyleme dönüşebilir. Bu durum ileride ciddi yeme bozukluklarına sebep olabilecek riskler içermektedir. Yemek konusunda kural getirirken ?az yemek? ya da ?fazla yememek? yerine belirlenen yiyecekleri belirlenen öğünlerde yeme kuralı getirilmelidir. Bunu yaparken de mümkün ise tüm aile bireylerinin bir arada olacağı yemek öğünleri şeklinde bir yemek düzeni daha etkili olacaktır. Yemek yeme alışkanlığı da tüm diğer alışkanlıklar gibi günlük bir düzen içinde doğal akışı içinde ele alınırsa bir problem olmaktan çıkabilir. Ancak tersi olarak tüm ilgi çocuğun kilo almasına yönelirse çocuk bu konu hakkında daha fazla kaygılanacak bu da değişik türde yeme problemlerinin oluşumuna ve kalıcı olmasına yol açacaktır.

Çocuklarda Kilo Sorunu Nasıl Önlenebilir?

Çocuklardaki kilo sorunu nasıl önlenebilir, neler yapılmalı?

nsanların farklı vücut tipleri vardır, bu nedenle herkes için doğru olan tek bir ağırlık yoktur. Aynı boyda ve yaşta olan çocuklar arasında bazıları diğerlerinden daha kaslı veya gelişmiş olabilir. Bunun nedeni bütün çocukların vücutlarının aynı tip olmaması veya aynı zamanda gelişmemeleridir. Çocukların boylarına göre doğru bir kilo aralığında olup olmadığını bulmak mümkündür ancak biraz çaba gerektirir.

Büyüme ve ergenlik çağı
Herkes aynı hızla büyüyüp gelişmez. Ergenlik sırasında vücut, kızlarda göğüs gelişimi, erkeklerde testislerin büyümesi ve hem kızlarda hem de erkeklerde boyun uzaması ve vücut ağırlığının artması gibi fiziksel değişikliklere yol açan hormonlar salgılamaya başlar. Bu değişimler başladığı zaman birkaç yıl devam eder. Ortalama bir insan ergenlik sırasında yetişkinlik boyuna erişmeden önce 25 cm’ye kadar uzayabilir. Çocukların çoğu bu süreçte vücutlarındaki kas, kemik ve yağ miktarları değiştiğinden dolayı ani bir şekilde kilo alabilirler. Vücuttaki yağ, kas ve kemik oranları doğru olduğu sürece bu kilo alımı tamamen normaldir.

Bazı çocuklar 8 yaş kadar erken bir yaşta gelişmeye başlarken bazıları 14 yaşında gelişmeye başlar. Aynı cinsiyet, boy ve yaştaki iki çocuğun çok farklı vücut ağırlıkları olması bu yüzden normal olabilir. Çocukların aniden daha ağır veya uzun hissetmeye alışmaları garip olabilir. Bu nedenle bir çocuğun ergenliği sırasında vücut ağırlığı konusunda sıkılgan olması normaldir. Eğer çocuğunuzun çok fazla kilo aldığını veya çok zayıf olduğunu düşünüyorsanız, beslenme alışkanlığı hakkında endişeleriniz varsa, mutlaka beslenme uzmanı ile görüşün, çocuğunuzun gerçekten kilo sorunu olup olmadığını öğrenin. Sizin aile geçmişinizin (çocuğunuzda kalıtsal olarak daha uzun, daha kısa veya geç gelişir olmasını sağlayacak özellikler olup olmadığını anlamak için) yanı sıra çocuğunuzun doğum ağırlığı ve büyüme sürecinin de önemli olduğunu unutmayın. Çocuğun fiziksel aktivite seviyesi ve yeme alışkanlıklarını da detaylı yazarak gitmenizde fayda var.

Eğer çocuğunuzun kilosu sağlıklı aralıkta değilse sakın sıkı bir programa veya diyete yönlendirmeyi düşünmeyin. Beslenme uzmanı ve egzersiz desteği ile belirlenen bir planı takip edin. Çocuklar ve ergenler için moda olan diyetleri uygulamak veya kendini aç bırakmak büyümeyi ve cinsel gelişimi yavaşlatır ve kilo verimi genelde kalıcı olmaz sağlık açısından daha büyük riskler doğurabilir.

Zayıflıktan endişeleniyorsa

Peki ya çocuğunuz çok zayıf olduğu için endişeleniyorsa?

Yaşıtlarından daha düşük vücut ağırlığına sahip çocukların çoğu aslında gayet iyi ve normal olabilir. Ergenlikten yetişkinliğe farklı bir zamanda geçiyor olabilirler ve vücutları farklı bir hızda büyüyor ve değişiyor olabilir. Az kilolu ergenlerin çoğu, ilerleyen senelerde ergenlikten çıkarken diğerlerine yetişebilirler. Bazı durumlarda çocuklar ve ergenler tedavi gerektiren bir sağlık sorunu nedeniyle az kilolu olabilirler. Eğer çocuğunuz sıklıkla yorgun veya hasta hissediyorsa veya bir-iki haftadan uzun süren öksürük, karın ağrısı, ishal veya başka şikayetler gibi belirtileri varsa doktorunuzla konuşun. Bazı çocuk ve ergenler dikkat gerektiren anoreksiya veya bulimia gibi yeme bozuklukları nedeni ile az kilolu olabilirler.

Genlerin rolü
Kalıtım bir insanın vücut şekli ve ağırlığında rol oynar. Bazı ailelerin genel olarak vücutlarındaki yağ dağılımı farklıdır veya farklı vücut kompozis-yonları vardır. Ancak genler kader değildir, çocuklar doğru yiyerek ve aktif olarak sağlıklı bir kiloya ulaşabilir ve bunu koruyabilirler.
Genler aile üyelerinin paylaştığı tek şey olmayabilir. Sağlıksız yeme alışkanlıklarının da geçirildiği doğrudur. Aynı evde yaşayan kişilerin yeme ve egzersiz alışkanlıkları muhtemelen bir kişinin fazla kilolu olma riski taşımasında genlerden daha fazla etkilidir.
Eğer aileniz çok fazla yağlı yemekler veya atıştırmalıklar yiyorsa çocuklarınızın da aynısını yapma eğiliminde olabilirler. İyi haber şu ki bu alışkanlıklar iyi yönde değiştirilebilirler. Yürüyüş gibi basit egzersizlerin bile sağlığa büyük faydaları vardır.
Önemli olan tartıdaki bir sayı değil, çocukların içte ve dışta sağlıklı olduklarından emin olmak.

Çocuklarda Kilo Sorunu

Çocuklarda kilo sorunu.

Çocuklarda kilo sorunu veya yaygın adıyla şişmanlık, tüm dünyada önemli bir sağlık sorunudur. Dünyada okul çağındaki 155 milyon çocuğun kilo sorunu olduğu tahmin edilmektedir.1 Ayrıca, 5 yaşın altındaki 22 milyon çocuk da şişmanlık sınırlarının üzerindedir.2 Çocuklarda şişmanlık oranları, tüm ülkelerde hızla artmaktadır.1

Bu çerçevede, uzun yıllardır yetişkinlerin hastalığı olarak kabul edilen şeker hastalığı ve kalp hastalıklarına yönelik risk faktörleri artık çocuklarda da alarm verici boyutlara çıkmıştır.1 2015 yılında 15 yaşın üzerinde 2.3 milyar kişinin kilo sorunu yaşayacağı ve 700 milyon kişinin şişman olacağı tahmin edilmektedir.2

Çocukluk çağındaki kilo sorunu genellikle çok fazla yemek yenmesine ve çok az egzersiz yapılmasına bağlıdır. Çocuklarda şişmanlık tedavisi ve önlenmesi evde başlar. En etkili yol, tüm ailenin sağlıklı alışkanlıklar kazanmasıdır.3

Ailede davranış değişiklikleri yapılması3

Tek başına çocuk değil, tüm aile yaşam tarzlarında sağlıklı değişiklikler yapmaya teşvik edilmelidir. Günlük yaşama kolayca uyabilecek aşamalı değişiklerlerin gerçekleştirilmesi ve uzun dönemde korunması şişmanlık ile mücadelede çok önemlidir. Kilo sorunu yaşamamak için işe, yemek sırasında televizyonun kapatılması, gazlı içecekler yerine su veya süt içilmesi, haftada bir kez yemekten sonra ailece yürüyüşe çıkılması gibi küçük değişiklikler yapılarak başlanabilir.

Önce her aile bireyi ve daha sonra tüm aile için gerçekçi hedefler belirlenmesi yararlı olabilir. (örneğin, çocuğun ara öğünlerde meyve yemesi, ailenin haftada 2 kez hep birlikte yürüyüşe çıkması gibi) Bunun yanısıra eski alışkanlıklara geri dönülmesini kolaylaştıran faktörler belirlenmeli ve bunlara karşı önlemler alınmalıdır. Hedeflere ulaşılması sık sık ödüllendirilmelidir. Örneğin, çocuğunuz veya aileniz hedefine ulaştığında haftasonu birlikte pikniğe ya da sinemaya gitmek gibi etkinlikler motivasyonu arttırabilir.

Kilo sorunu ile mücadelede pozitif davranmak önemlidir. Çocuğun görünümü ve kilosu yerine, yaşam tarzında yapılan sağlıklı değişikliklere odaklanmak daha olumlu sonuçlar verecektir. İdeal kiloya ulaşma sürecinin zaman alan bir süreç olduğu unutulmamalıdır. Esnek bir yaklaşım izlenmesi de yararlı olabilir. Konulan hedeflere ulaşılması teşvik edilmelidir, ancak hedefler zorlayıcı hale geldiyse, işlemeyen bir plan yerine hedeflerin yeniden belirlendiği yeni bir plan hazırlanması daha iyi sonuç verecektir.

Kilo sorunu ile mücadele için sağlıklı bir ortamın yaratılması3

Sağlıklı alışkanlıklar ve davranışlar yaratmaya çalışılırken, bu çabaları destekleyen bir ortamın yaratılması çok önemlidir. Örnek olarak şunlar verilebilir:

• Evde, besin değeri düşük abur cubur yiyecekler ve şekerli içecekler yerine, meyve, sebze, tam tahıllı besinler ve başka sağlıklı seçenekler bulundurulmalıdır.
• Fast-food ve diğer restoranlarda yemek yeme sayısı azaltılmalıdır. Mümkün olduğunca yemekler ailecek yenmelidir. Tabaklara fazla miktarda yemek konmamalıdır. Çocuklar alışverişe ve yemek hazırlanmasına katılmaya teşvik edilmelidir.
• Düzenli olarak ailenin birlikte yapabileceği yürüyüş, bisiklete binme gibi etkinlikler gerçekleştirilmelidir. Çocuklar, araba yıkama, köpek geçdirme gibi atkif günlük etkinliklere dahil edilmelidir. Çocuklar okulda ya da başka mekanlarda spor yapmaya ya da kendi başına yapabileceği dans, ip atlama ya da benzer etkinliklere teşvik edilmelidir.
• Televizyon ve bilgisayar başında geçirilen zaman tüm aile için sınırlandırılmalıdır.

Kilo Sorunu Olan Çocuk İçin Pozitif Bir Model Oluşturulması3

Çocuğun yeni alışkanlıklar kazanmasının en iyi yolu ona pozitif bir model oluşturulmasıdır. Ebeveynlerin davranışları çocuklara ne, ne zaman ve ne kadar yiyeceklerini öğretmeye yardımcı olacaktır.

Pozitif bir model oluşturmak için örnek davranışlar şunlar olabilir:

* Besleyici gıdalar yemek
* Eve besin değeri düşük abur cubur yiyecekler getirmemek.
* Tabağa konan yiyecek miktarını kontrol etmek
* Yüksek kalorili yemekleri sadece özel günlere saklamak
* Televizyonu kapatmak
* Her gün fiziksel olarak aktif olmak.
* Tartıda görülen kilonun değil, yaşam tarzındaki sağlıklı davranışların önemini vurgulamak.

Yaşam tarzını değiştirmek, günlük yaşam koşuşturması içinde zorlayıcı olabilir, ancak aile bir arada davranır ve bir birini desteklerse başarı olasılığı çok yükselecektir. Sonuçta bir yandan şişmanlık sorunuyla baş edilirken diğer yandan da tüm aile sağlıklı alışkanlıklar kazanacaktır.

Çocuklarda kilo artışına dikkat!

Çocuklarda aşırı kilo artışına dikkat edilmeli.

Ege Üniversitesi (EÜ) Hemşirelik Yüksekokulu İç Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Çiçek Fadıloğlu, ilkokul döneminde şişman olanların yüzde 25'inin, gençlik döneminde şişman olanların ise yüzde 70'inin erişkin yaşlarda da şişman kaldığına dikkati çekti.
Prof. Dr. Fadıloğlu, yaptığı yazılı açıklamasında, tüm dünyada artış gösteren obezitenin, önemli bir sağlık sorunu olduğunu vurguladı.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünyada 400 milyonun üzerinde obez ve 1 milyar 600 milyon civarında hafif şişman birey bulunduğunu aktaran Fadıloğlu, söz konusu rakamların 2015 yılında 700 milyon ve 2 milyar 300 milyona ulaşmasının tahmin edildiğini, obezitenin giderek artmasının, ''obezite salgını'' olarak adlandırıldığını belirtti.
Dünyada en yüksek obezite oranının ABD'de gözlendiğini, ülkede 20 yaş ve üstü bireylerde obezite oranının yüzde 55'e ulaştığını, Rusya'da erişkinlerin yüzde 54'ünün, Brezilya'da yüzde 36'sının, Malezya'da ise yüzde 27'sinin fazla kilolu olduğunu aktaran Prof. Dr. Fadıloğlu, açıklamasında şunları dile getirdi:
''Ülkemizde yapılan bir araştırmaya göre obezite sıklığı yüzde 22,3 olarak bulundu. Bu araştırmada kadınların yüzde 25,6'sı, erkeklerin yüzde 12,9'u şişman olarak nitelendirildi. Obezite, genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimi sonucu ortaya çıkan, tüm dünyada sıklığı giderek artan ve yaşam kalitesini azaltan bir hastalıktır. Obezite, vücudun yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu, boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının arzu edilen düzeyin üstüne çıkmasıdır. Oldukça önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelen obezite önceleri sağlıklı olmanın göstergesi olarak algılanıyordu. Günümüzde beraberinde kişiye yüklediği ek hastalıklar ve toplumsal problemler nedeniyle kronik ve ölüme sebebiyet veren hastalık olarak kabul edilmektedir.''
Şişmanlığın, orta yaş sorunu olmasına karşın, erken dönemlerde de etkili olabildiğini vurgulayan Fadıloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
''Şişmanlık orta yaşın sorunu gibi görünüyorsa da yaşamın herhangi bir döneminde ortaya çıkabilmekte ve bebeklik çağında görülen şişmanlığın yetişkinlikte şişmanlık gelişim riskini arttırdığı bilinmektedir. Bugün erişkin şişmanların yüzde 30'unun 18 yaştan önce şişman olan çocuklardan oluştuğu bilinmektedir. İlkokul döneminde şişman olanların yüzde 25'i, gençlik çağında şişman olanların ise yüzde 70'i erişkin yaşlarda da şişman kalmaktadır.''

Çocuklarda Kilo Alamama Sorunu

Çocuklarda kilo alamama sorunu nedir, neden kaynaklanır, nasıl çözülmelidir?

Kilo Almayan Çocuğa Yaklaşım

Çocukluk çağında sık karşılaşılan problemlerden biri olup özellikle ilk 3 yaşta görülür. Çocuğun büyümesinin izlemi her toplumun kendi çocuklarına göre düzenlediği büyüme eğrilerinden takip edilir. Ülkemizde bu amaçla kullanılan Türk çocukları büyüme eğrileri bulunmaktadır.

Çocuğun kilosunun yaşına uygun olmaması tek başına olabileceği gibi boy kısalığı ile birlikte de olabilir. Ayrıca ailesel büyüme gecikmesi veya genetik faktörler de az kilo ve boy kısalığına neden olabilir. Tüm sosyoekonomik düzeylerde görülmekle birlikte ekonomik geliri çok düşük ailelerin çocuklarında daha sık olarak karşımıza çıkmaktadır. Kilo alamama yakınması ile başvuran çocukların %80'inin 18 aydan küçük olduğu görülürken, %1'inin de zayıflık ve/ veya boy kısalığı ile çocuk polikliniklerine getirildikleri bilinmektedir.

Büyüme anne karnında başlayarak ergenlik döneminin sonunu kadar devam eden bir süreçtir. Büyüme sabit bir hızla devam etmez. Süt çocukluğu döneminde ve ergenlik döneminde yaşamın diğer periyotlarına göre büyüme hızı artmıştır. Çoğu bebek ilk sene sonunda doğum kilosunu üç katına ulaşır. İkinci yıl ise bu artış Doğum kilosunun dörtte bire iner. Dolayısıyla bebeğin iştahı da buna paralel olarak azalır. Oyun çağında ise artmış aktiviteye bağlı olarak enerji gereksinimi artar. Uygun kalori sağlanamazsa kilo alımında duraklama ve kilo kaybı olabilir.

Sigara kullanma, gebelik esnasında hastalık geçirme gibi nedenlerle anne karnında yeterince gelişemeyen bebekler yaşamın ilk yıllarında bu farkı kapatmak için fazlaca kaloriye ihtiyaç duyarlar. Bu bebekler ilk yılda aldıkları fazla kilo artışını daha sonraki yıllarda kendi normallerine göre sürdürürler. Büyümedeki normaller tamamen bireysel olup, çocuklar uygun beslenme ve uygun sosyal, psikolojik koşullarda genetik olarak belirlenmiş hedefe ulaşırlar. Bu nedenle doğumdan itibaren hiç bir problemi olmayan, büyüme eğrisinde sapma olmayan, boyu ve kilosu orantılı olan ama zayıf görünen çocukları daha şişman ve daha uzun boylu yapma çabasına girmek gereksiz ve yanlıştır. Her şeyden önemlisi bu tür arayışlar normal giden gelişimde sapmalara neden olur. Çocukları kıyaslamak son derece hatalı bir davranıştır.
Yetersiz Tartı Alımı Nedenleri :
· Yetersiz beslenme (en sık neden )
· İlgi eksikliği · Kronik hastalıklar
· Akut hastalıklardan sonra (örneğin ishal, anjin, kulak iltihabı vb. sonrası)
· Alınan besinlerin bağırsaklardan emilmemesi
· Demir eksikliği, toprak, kil, kağıt yeme alışkanlığı
· Doğumsal hastalıklar
· Ölçüm farklılıkları
··· Bebeğin yeni beslenmiş olması
··· Farklı tartıların kullanılması
··· Bebeğin giyinik tartılması

Çocukların çoğunda ciddi bir hastalık olmayıp çoğu zaman yetersiz beslenme, özellikle ilk bir yaş içinde bebeğin ihtiyaçlarının yeterince anlaşılamaması nedeniyle kilo alamamanın sık nedenidir. Bebeğin ağırlık eğrisinde bir kaç aydır düşme varsa ve bu kayıp sonraki ayda bir sıçrama ile telafi edilmiyorsa yetersiz beslenme yönünde uyarıcıdır.

Anne sütü ile beslenen bir çocukta :
Bebek çok sık aralıklarla emiyorsa bu, gereksindiği besini alıyor anlamına gelmeyebilir. Tam tersine yeterince beslenemediği için sürekli emmeye ve beslenmeye çalışıyor olabilir. Bu durum geçicidir. Bebek büyüme sürecine girdiğinde aldığı süt miktarını arttırmaya çalışır. Ayrıca anne sütü rezervinin yetersiz olduğu anlamına da gelebilir. Anne sütünün yeterli olup olmadığını anlamanın bir kaç yolu vardır:

Bebeğin dışkı sayısı, rengi, kıvamı
Bezinin her beslemeden önce ıslak bulunması
Bebeğin yutkunurken yutma sesi çıkarması,
Meme emdikten sonra bebeğin mutlu ve halinden memnun olması
Annenin sütü geldiğinde göğüslerinin şişmesi
Bir meme emzirilirken diğer memeden kendiliğinden süt gelmesi
Kilo alımının yaşı ile orantılı olarak devam etmesi
Bütün bunların bulunmasına rağmen kilo alma problemi varsa aşağıdaki sorunlar araştırılmalıdır.

* Bebek yeterince emzirilmiyor olabilir. Günde en az sekiz kez beslemek gerekir. Gün boyunca üç saatten fazla veya gece boyunca 5 saatten fazla ara vermeyin
* Bebekte emmeyi engelleyen gelişim kusurları olabilir. Özellikle zayıf emen, çabuk yorulan bebeklerde düşünülmelidir.
* Annenin meme başında çatlakları, enfeksiyon, meme uçlarının içe dönük veya düz olması bebeğin memeyi kavramasını güçleştirir. Bu açıdan dikkat edilmelidir.
* Süt gelmesi fiziksel bir olaydır ve zihinsel durumunuz bu olayı engelleyebilir. En rahat hissedilen ortamda emzirilmelidir. Yeterli süt gelmemesi kiloda duraklamaya yol açar.
* Bebek emme tatminini emzik gibi bir yerden sağlıyor olabilir. Bu durumda göğüslere olan ilgisini kaybeder. Ayrıca destekleyici nitelikte su verilmesi de iştahını azaltarak emmesini engeller.
* Beslenme sonrası gazın çıkarılması bebeği rahatlatır ve iştahını arttırır.

Biberonla beslenen bebeklerde hangi türde mama kullanıldığı, nasıl hazırlandığı, gün içinde kaç kez ve hangi miktarda verildiği önemlidir. Beslenme sonrası kusan bebeklerde veya aldığı besin ağzına gelen bebeklerde iştah azalması ve beslenmeyi reddetme görülebilir. Kilo alımını engelleyen böyle bir durum varlığında doktora başvurulmalıdır.

Anne sütü alırken gayet güzel kilo alan bebekler ek gıdaların özellikle de katı pürtüklü gıdaların verilmeye başlamasıyla beslenmeyi reddedebilir. Bu durum geçici olup zorlamadan alıştırarak azar miktarda yeni besinlerin tanıtılmasıyla aşılabilir. Ayrıca yine ek gıdaların başlanmasıyla ishal, kusma gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu durumda tıbbi bir problem olasılığı nedeniyle doktora başvurulmalıdır.

Oyun çağı dönemindeki çocukların dikkatini toplamaları özellikle de uzun süreli sofra başında oturmaları oldukça güçtür. Anne babaların çocuklarını uzun süreli oturmaya zorlayarak yemeklerini bitirmelerini beklemeleri çocuklarda yemeğe karşı ilgisizlik yaratır. Ayrıca yemek sırasında televizyon vb. dikkat çekici aktiviteler de çocuğun yeme alışkanlıklarını olumsuz etkiler. Beslenme aralarında veya ana öğüne yakın verilen abur cubur besinler de çocuğun iştahını azaltarak kilo alımını engeller. Sürekli meyve suyu içen çocuklar beklenildiğinin aksine sıska ve zayıf çocuklardır. Çocukları oyalamak için ellerine bisküvi, çikolata vb. besinlerin verilmesi oldukça yanlıştır. Artmakta olan bağımsızlık duyguları da önlerine konulan yemeğe karşı reaksiyon göstermelerine neden olabilir. Büyümekte olan çocuklar yemek masasının hakimini kendileri olduğunu düşünebilir ve farklı lezzet arayışında olabilirler. Ayrıca çocuğun düzenli yeme alışkanlığı kazanması için ailece sofraya oturulması ve çocuğun bir birey olarak kabul edildiğinin gösterilmesi gerekir. Sadece çocuğun yedikleriyle ilgilenilmesi, bunu kullanacağı bir silah haline getirebileceğinden, bu konuda ölçülü olunmalıdır.

Yemesinde problem olmadığı halde kilo alamayan çocuklar ise mutlaka doktora götürülerek, aldığı besinlerin kalorisinin yeterli olup olmadığı, kilo ile boyunun paralel gidip gitmediğinin tayin edilerek problemin ne olduğu çözülmelidir. Unutulmamalıdır ki çok yemekten ziyade verilen yemeğin kalori ve protein açısından kalitesi önemlidir.

· Kusma, ishal vb. hastalık belirtileri varsa
· Halsiz ve bitkinse, soluk görünüyorsa
· Boy uzaması da durakladıysa
· Gelişim basmaklarında (oturma, kalkma, yürüme vb.) gerilik varsa
· Saçları ve cildi sağlıksız görünüyorsa
· Annesiyle iyi ilişkide değilse
· Okul başarısızlığı varsa

Dr. Çiğdem Arıkan, Dr. Mustafa Bakır

Erkek ve Kız Çocuklarda Boy - Kilo Oranları

Çocukların yaşlarına göre kilo ve boy oranları:

Kız çocuklarda normal boy gelişimi
Doğumda 47-53 cm arası
3 .ay 54-64 cm arası
6.ay 58-70 cm arası
9.ay 61-75 cm arası
12.ay 64-80 cm arası
15.ay 68-84 cm arası
18.ay 71-88 cm arası
2.yaş 76-95 cm arası
2.5 yaş 81-100 cm arası
3.yaş 85-104 cm arası
3.5 yaş 89-108 cm arası
4.yaş 92-112 cm arası
4.5 yaş 94-115 cm arası
5.yaş 97-118 cm arası
5.5yaş 100-121 cm arası
6 yaş 103-125 cm arası
6.5 yaş 105-128 cm arası
7.yaş 108-131 cm arası
7.5 yaş 112-134 cm arası
8.yaş 115-137 cm arası
8.5 yaş 117-140 cm arası
9.yaş 120-143 cm arası
9.5 yaş 123-146 cm arası
10.yaş 125-149 cm arası
10.5yaş 129-153 cm arası
11.yaş 133-157 cm arası
11.5yaş 137-161 cm arası
12.yaş 140-165 cm arası
12.5 yaş 143-167 cm arası
13.yaş 144-169 cm arası
13.5 yaş 146-170 cm arası
14.yaş 147-170 cm arası
14.5 yaş 148-170 cm arası
15.yaş 148-171 cm arası
15.5 yaş 148-171 cm arası
16.yaş 148-171 cm arası
16.5yaş 148-171 cm arası
17.yaş 148-171 cm arası

Kız çocuklarda normal kilo gelişimi
Doğumda 2.6-4.3 kg arası
3 .ay 4-7 kg arası
6.ay 5.4-9.2 kg arası
9.ay 6.4-10.8 kg arası
12.ay 7.1-12.1 kg arası
15.ay 7.7-13 kg arası
18.ay 8.3-13.7 kg arası
2.yaş 9.2-15.1 kg arası
2.5 yaş 9.9-16.3 kg arası
3.yaş 10.6-17.5 kg arası
3.5 yaş 11.2-19 kg arası
4.yaş 11.6-20.6 kg arası
4.5 yaş 12-22 kg arası
5.yaş 12.6-23.8 kg arası
5.5yaş 13.2-25.2 kg arası
6 yaş 13.7-26.6 kg arası
6.5 yaş 14.4-28.3 kg arası
7.yaş 15.3-30 kg arası
7.5 yaş 16.2-31.8 kg arası
8.yaş 17.3-34 kg arası
8.5 yaş 18.6-36.5 kg arası
9.yaş 20-39 kg arası
9.5 yaş 21.6-42 kg arası
10.yaş 23-45 kg arası
10.5yaş 24.8-49 kg arası
11.yaş 26.5-53 kg arası
11.5yaş 28-56.6 kg arası
12.yaş 30-59 kg arası
12.5yaş 32-61 kg arası
13.yaş 34-63.3 kg arası
13.5 yaş 36.5-65 kg arası
14.yaş 38-66.3 kg arası
14.5 yaş 39-67 kg arası
15.yaş 40-68 kg arası
15.5 yaş 41-69 kg arası
16.yaş 41-70 kg arası
16.5yaş 42-70 kg arası
17.yaş 43-71 kg arası

Erkek çocuklarda normal boy gelişimi
Doğumda 46-54 cm arası
3 .ay 55-66 cm arası
6.ay 60-72 cm arası
9.ay 64-77 cm arası
12.ay 68-82 cm arası
15.ay 71-86 cm arası
18.ay 75-89 cm arası
2.yaş 77-92 cm arası
2.5 yaş 83-100 cm arası
3.yaş 86-105 cm arası
3.5 yaş 89-109 cm arası
4.yaş 92-114 cm arası
4.5 yaş 95-118 cm arası
5.yaş 98-121 cm arası
5.5yaş 101-125 cm arası
6 yaş 104-127 cm arası
6.5 yaş 106-130 cm arası
7.yaş 109-133 cm arası
7.5 yaş 112-136 cm arası
8.yaş 115-139 cm arası
8.5 yaş 117-142 cm arası
9.yaş 120-145 cm arası
9.5 yaş 122-148 cm arası
10.yaş 125-151 cm arası
10.5yaş 127-155 cm arası
11.yaş 130-158 cm arası
11.5yaş 132-161 cm arası
12.yaş 135-165 cm arası
12.5 yaş 137-168 cm arası
13.yaş 140-171 cm arası
13.5 yaş 143-175 cm arası
14.yaş 146-178 cm arası
14.5 yaş 149-181 cm arası
15.yaş 152-182 cm arası
15.5 yaş 155-184 cm arası
16.yaş 158-185 cm arası
16.5yaş 160-185 cm arası
17.yaş 162-185 cm arası

Erkek çocuklarda normal kilo gelişimi
Doğumda 2.6-4.6 kg arası
3 .ay 4.1-7.5 kg arası
6.ay 5.6-9.7 kg arası
9.ay 6.5-11.3 kg arası
12.ay 7.4-12.5 kg arası
15.ay 8.1-13.5 kg arası
18.ay 8.7-14.3 kg arası
2.yaş 9.1-15 kg arası
2.5 yaş 10.3-17 kg arası
3.yaş 11.1-18 kg arası
3.5 yaş 11.7-19.3 kg arası
4.yaş 12.3-21.1 kg arası
4.5 yaş 12.7-22.6 kg arası
5.yaş 13.4-24 kg arası
5.5yaş 14.1-25.5 kg arası
6 yaş 14.8-26.8 kg arası
6.5 yaş 15.6-28.4 kg arası
7.yaş 16.4-30.1 kg arası
7.5 yaş 17.3-31.9 kg arası
8.yaş 18.1-33.8 kg arası
8.5 yaş 19-36.1 kg arası
9.yaş 19.9-38.6 kg arası
9.5 yaş 21-41.8 kg arası
10.yaş 22-45.7 kg arası
10.5yaş 22.9-49.4 kg arası
11.yaş 24.1-52.8 kg arası
11.5yaş 25.4-56.6 kg arası
12.yaş 26.7-60.1 kg arası
12.5yaş 28.3-64 kg arası
13.yaş 30-67.5 kg arası
13.5 yaş 32-70.4 kg arası
14.yaş 34.2-72.8 kg arası
14.5 yaş 36.8-7.5 kg arası
15.yaş 39.5-77.6 kg arası
15.5 yaş 42.1-79.5 kg arası
16.yaş 44.9-80.8 kg arası
16.5yaş 47.4-82 kg arası
17.yaş 48.4-82.7 kg arası

Not: Bu sınırlar en alt ve en üst değerler olup aradaki değerler normal sınırlarda kabul edilmektedir. Boy ve kilo ölçülerinde Prof .Dr. Olcay Neyzi , pediatri 1993 , 1.cilt ten faydalanılmıştır.

Formula 7 ne amaçla üretilmiştir?

Her şey iyi güzelde peki ya bu formula 7 nin amacı ne? Ne amaçla üretilmiştir?

Günümüzde obezlik çok büyük bir sağlık sorunudur. Amerika halkının %65 i kilolu yaklaşık 12 milyonu ise hatalık derecisinde şişman olduğu resmi kaynaklarca açıklanmıştır.
Her yıl ortalama 400.000 ABD vatandaşı obezlik ve obezliliğin tediklediği hastalıklar sonucu hayatını kaybetmektedir.2010 yılında ise ölüm nedenlerinde sigarayı geçerek 1. olmuştur.Aşırı şişman hastaların normak bir hastaya göre ölüm riski 40 kat artmaktadır. Bu sorunların sonucundan her yıl yüzlerce zayıflama ilacı piyasa çıkmaktadır. Bu ürünler yüksek reklam faliyetleri ile sanki hemen kilo verdirecek şeklinde reklam yapılıyor. Nerede üretildiği belli olmayan ilaçlar halkın sağlını risk teşkil ediyor. Bu ürünler arasında halkın güvenebileceği,yan etkisi olmaya,kesin sonuç alınabilecek bir ürüne ihtiyac duyuldaktaydı. Formula 7 bu sorunlar altında Dr. Ender Sarac tarafından formilize ederek Amerika’da P kurulu Douglas Laboratories tesislerinde üretilmektedir. Halkımız güvenle ve rahatlıkla kullananmaktadır.

Formula 7 nin bağırsak ve sindirim üzerindeki faaileyetleri

Formula 7 nin sindirim ve bağırsak üzerindeki faaliyetlerini anlatan, harika bir yazı. Buyrun okuyun:

7 Doğal maddeden oluşan Formula 7 bağırsak ve sindirim faaliyetleri üzerinde olumlu faaliyetleri bulunmaktadır. Formula 7 dolaylı dolaylı yoldan metabolizma çalışmasını hızlandırdığı için bağırsak ve sindirim faaliyetleri açısandan olumlu etkiler yaratacak. Bazı kaynaklarda geçtiği gibi asla kabızlık yapmaz. Formula 7 doğrudan insan vucudunda yeşil çay etkisi yapmaktadır. Yeşil çayın günümüzde sindirim faaliyetlerinde ne kadar etkin rol oynadığı bilinmektedir. Yeşil çay sindirim faaliyetlerinde görev olan yararlı baktirelin sayısını artırır. Zencefil sindirime yararlı bir yardımcıdır. Bu sayede sindirim ve bağırsak sorunu çeken kişiler formula 7 kullandığı zaman bağırsak ve sindirim sorunlarında azalma olacaktır. Ayrıca bir kaç konuda daha siz değerli okurlamızı aydıntalama gereği duyuyorum. Midesinde Gastirit olan kullanıcalarımız Formula 7 yi sabah ve akşam yemeklerinden önce yeşil çay yada bitki çayı ile almaları tavsiye olunur. Formula 7 nin tespit edilen bir yan etkisi yoktur.

Şeker Hastalığı ve Formula 7

Şeker hastalığı ve formula 7 arasındaki ilişkiyi öğrenmek için aşağıdaki yazıya göz atın:

Bir çok yazılı ve sözlü medya organları zayıflama ilaclarını Formula 7 Şeker hastalığına yan etki yaptığı söylüyor. Bu FORMULA 7 için kesinlikle yalnış bir haberdir. Çünkü o tür ilaçlar içinde kimyasal bulunduran ilaçlar. Formula 7 7 etken maddeden oluşup hepside doğaldır. Yani formula 7 kesinlikle doğaldır ve şeker hastalığına hiç bir yan etki yapmaz. Yapmadığı gibi şeker düzeyinin normal seviyelere inmesine yardımcı olacaktır. Formula 7 içerisinde bulunan Krom Şeker hastalığının tedavisinde kullanılan bir maddedir. Formula içerisinde bulunan doğal krom GTF kan şekerinin düşürülmesinde etkin rol oynar. Formula 7 kullanılması şeker seviyelerin normal düzeye çekilmesini sağlar. Dr. Ender SARAÇ tarafından formulize edilen mucizevi doğal ilacın içerisinde bulunan diğer 6 maddeninde şeker hastalığı üzerinde herhangi bir olumsuz etkisi görülmemiştir. Formula 7 diğer kilo verdirici ilaçlarla kıyaslamayalım. Formula 7 tamamen doğaldır. Diğer ilaçlar gibi kimyasal etken içermez. Kilo vermenize yardımcı olan bir Yardımcıdır.

Fazla Kiloların Neden Olduğu Hastalıklar

Bir çok hastalığın en temel sebebi, sahip olunan fazla kilolardır. İşte bu fazla kiloların neden olduğu hastalıklar:

Günümüzde nufusumuzun büyük bir çoğunluğu obez. Bu nufusumuzun büyük bir çoğunluğunun topun ağzında olduğu anlamamızı sağlıyor. Kilo fazlası olan insanlar hangi hastalığı olursa olsun diğer insanlara göre bu hastalıkta onlara göre daha kötü durumdadır. Çünkü obezlik tüm hastalıkların stress ten sonraki baş yardımcısıdır.
Fazla kilolarımız Fiziksel sorunlardan başka Diyabet, tansiyon, Dislipedimi gibi hastalıkara yol açar. İngiltere Oxford Üniverstesinin yapmış olduğu bir araştırmaya Kalp hastalarının %97 si aşırı kilolu. Doktoro gittiğimizde bu hastalıktan kurtulmanın yada etkisi azatlmanın doğal yöntemi kilo vermek. Kısa süreli kilo kaybı insülin direnci, diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon, hiperlipidemi ve koogülasyon anomalileri ile fiziksel pek çok bozukluğu düzeltir. ncak İsveç Obezite Cerrahi Çalışmasının ilk verilerine göre 2 yıldan uzun sürede 30 kg vermek plazma insülinini %60, glukozu %25, trigliseridi %25 ve kan basıncını %10 azaltmıştır. Bunlardan da öte bu düzeyde kilo kaybı diyabet (şeker hastalığı) gelişme riskini 14 kat; hipertansiyon, hipertrigliseridemi ve düşük HDL-kolesterol gelişimini 3-4 kat azaltmaktadır. Peki nasıl kilo verelim diye soruları duyar gibiyim. Diyetisyenlere çuval la para vererek mi? Hayır. Kio vermenin sırrı Formula 7. Ender SARAÇ tarafından formulize edilen bu ilaç çok makul fiyatlara kilo vermemizi sağlıyor. Kesinlikle doğaldır. Bu ilaç kişiye tokluk hissi vererek az yemek yeme ihtiyacı verir. Mucizevi formula 7 ile kilo vermek artık kabus değil…